Bernard Lewis Modern Türkiye'nin Doğuşu

Akademi haftamızın dördöncü günü ilk içeriğimizin konusu Bernard Lewis'in Modern Türkiye'nin doğuşu kitabı olmaktadır.Bu çalışmada Bernard Lewis’in Modern Türkiye’nin doğuşu kitabının ilk bölümü olan Türk Uygarlığının Kaynakları üzerine tarihsel süreci irdeleyen ve analiz eden bir essay ortaya çıkarılacaktır. Lewis’in kendi düşünceleri, günümüzde de etki eden düşüncelerinin doğru ve yanlışlarını, tarihsel süreçleri ele alırken ki bakış açısı üzerine analiz edilip düşüncel bir sonuç ortaya koyulacaktır.

Bernard Lewis
Bernard Lewis
Bölümün girişindeki "Türkler, Türkçe konuşan ve Türkiye'de yaşayan bir millettir." cümlesi ile Lewis Türkiye Cumhuriyetinin yapı taşının bu cümle olduğunu iddia etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu süreçlerdeki yaşadığı mücadeleler ve dönemin milliyetçi dünya siyaseti aslında bu cümleyi anlamayı kolaylaştırmaktadır. 

Osmanlı imparatorluğunun kalıntısı üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti tarihini ve meşruiyetini Osmanlı imparatorluğu üzerine kurmamış ve daha da geçmişe dayandırarak ırksal bir tutum ele almıştır. Modernitenin şekillendirdiği ulus devlet anlayışı üzerine kurulmuş olan cumhuriyet yönetimi batılı olma ile özgün olma arasında bir hedefe sahip olmuştur. Yeni kurulmuş Türkiye’nin ve içinde yaşayan halkında bir geçmişi olduğu unutulmaması gerekmektedir. 

Tarihte Türkler
Tarihte Türkler
Lewis’in kitabının ilk bölümde birtakım tarihsel süreçler ile modern Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu ve bunda halkın değişimini ele almaktadır. Osmanlı imparatorluğunda millet kavramı denen bir kavram bulunmamaktadır. Osmanlı geçmişte de varolmuş olan Selçuklu ve Abbasi devletleri gibi hanedanlık yönetimi ile yönetilmiştir. 

Osmanlı imparatorluğu islam coğrafyasının halefi görevini üstlenmiş ve bunu da yüzyıllar boyunca sürdürmüştür. Osmanlı da alt sınıf halk ulema olarak adlandırılmıştır. Çoğu imparatorluğun tersine Osmanlı da dil, ırk, gibi toplumu ayrıştıran öğeler önem kazanmamıştır ve Osmanlı siyasetinde dil ve ırk fark etmeden kişiler yer almışlardır. Modern anlamda Türk milleti kavramı 19. Yüzyılın ortalarında ortaya çıkmıştır. Bunun birçok nedeni vardır. 

Bilge Kağan Yazıtı
Bilge Kağan Yazıtı
Osmanlıdan sürgün edilenler, batıya seyahat eden düşünürler gibi. Avrupa da ilk Türkoloji çalışmalarını yürütenler, içlerinde birçok Türk bulunduran Ruslar olmuştur. Modern Türkiye’nin aslında yüzünü batıya dönmesinin nedenlerinden biride bu sebepten kaynaklanmıştır. Türklük ile ilgili kaynaklar ve yöntemler batılı devletlerin elindeki belgeler ile şekillendirilmiştir. Irksal olarak Türklük anlayışını modern Türkiye cumhuriyetine devşirmek sancılı bir süreç olmuştur. 

Osmanlı tebaası olarak kendini benimsemiş ve yüzyıllardır islam-Türk ilişkisi yaşamış olan halk bu süreci sancılı bir şekilde yaşamıştır. Atatürk bu sancılı süreci bir nevi daha azaltmak için Anadoluculuk gibi bir kavramı ortaya çıkarmıştır. Anadolu uygarlıklarının Türklüğe dayandığına dair birtakım kanıtlar ve çalışmalar ortaya koyarak milli devlet anlayışının zeminini güçlendirmiş ve halka bu anlayışını pekiştirmeye çalışmıştır. 

Türkçülük ve İslamcılık
Türkçülük ve İslamcılık
Lewis’ e göre modern Türkiye’nin inşasında üç unsur etkili olmuştur bunlar: İslamcılık, Türklük ve Mahalli anlayışlarıdır. Mahalli anlayışı Lewis’e göre Türkiye’nin doğusundan batısına varolmuş olan devletler ve bu devletlerin kalıntıları Türkiye’yi şekillendiren ilk etken olmuştur. Türkler anadoluya girdikleri zaman oradaki halkları yok etmemiş fakat zamanla oradaki halkları islam-Türk sentezi içinde değiştirmişlerdir. Lewis’in bu söylevi kuşkuludur. 

Türkiye cumhuriyetinde hala binlerce yıllık gelenek ve göreneklerini sürdürebilen bir çok farklı kültürden insanlar yer alabilmektedir. Ki Osmanlı imparatorluğu döneminde tamamen kendi iç yönetimlerini kendileri sağlamış ve kültürleri bir alt kültür olarak görülmeden yaşamalarına izin verilmiştir. Osmanlı imparatorluğunun sadece balkanlarda devşirme politikası olduğunu iddia eden Lewis’ e göre Osmanlı imparatorluğu ile birlikte balkanlar İslamlaştırılmış ve oradaki Hristiyan devletler ve halklar zamanla eritilmiştir. 

Viyana Kuşatması
Viyana Kuşatması
Osmanlı imparatorluğu ile birlikte Türkler islami avrupaya taşımış ve mahalli olarak Osmanlı devamı gözüken modern Türkiye’nin sınırlılıkları batıda belirlemiştir. Günümüzde bu durum balkanlarda oluşan bir politik sorunun Türkiye’yi de etkilediği ile pekiştirilebilirken islam ve Türklük etkisini kaybetmiş olan o balkanların hala dayanacağı bir politik kapının Türkiye olduğu gerçeği gözükmektedir. Bu da Lewis’in sözlerinin arka planında yatan asimile düşüncesi ile zıt düşmektedir. Lewis’ e göre Türklük unsuru Türkiye’ ye gelindiğinde direkt göze çarpmaktadır. 

Fakat Osmanlı imparatorluğunun Türklük unsurunu yok ettiği onun yerine sadece İslamiyet unsurunu koyduğunu dile getirmektedir. Lewis’ in düşüncelerin de birtakım taraflı bakış açısı vardır. Büyük imparatorlukların içlerinde birçok ırktan var olan milletler bulunmaktadır. Bu yüzdendir ki Osmanlı imparatorluğu da kurulduğu ve gelişme süreci gösterdiği dönemde en yaygın imparatorluğu bir arada ve güçlü tutacak olan ve kendi halkının genelinin inanç sistemi olan islamiyeti ön plana alarak imparatorluk içindeki çatışmaları önlemeye çalışmıştır. 

Oğuz Kağan
Oğuz Kağan
15. Yüzyılın yarısından itibaren Türklük unsuru olan Hanlığın tekrardan dile getirildiğini söyleye Lewis yine de Osmanlı imparatorluğunun Türklüğü yok ettiğini söylemektedir. Bu açıklama da çelişkilidir. Osmanlı imparatorluğu bir çok tarihsel süreçte soydaşlarına destek olmak için atılım ve çalışmalar yapmıştır lakin imparatorluğun temel taşı bir ırk olması imparatorluğun bulunduğu süreçte imparatorluğu zor duruma düşürecek bir politika olacağını gözden kaçırmıştır. 

Türklük unsurunun yeniden canlandıran olarak modern Türkiye cumhuriyetini görmektedir Lewis. Bunun başlıca nedeni aslında modern Türkiye cumhuriyetinin kurulduğu dönem ve o dönemin global politika sürecidir. Lewis’ e göre üçüncü etken İslamcılık etkeni ise günümüzde bile Türkiye cumhuriyetinin güçlü bir etkeni olduğunu dile getirmektedir. Türklerin islama geçişinin hiçbir zorlama olmadığını ve kendi rızaları ile dile getirdiğini söyleyen Lewis yanılmaktadır. Tabi ki kendi isteği ile geçen Türkler bulunsa da Türklerin islama geçişi de birtakım savaşlar ve bunların sonuçları olmuştur. 

Niğbolu Savaşı
Niğbolu Savaşı
Osmanlı imparatorluğunun kuruluşundan itibaren islam sancağının taşıcısı ve bu yüzden Hristiyan devletler ile savaştığını dile getiren Lewis yanılmaktadır. Osmanlı imparatorluğu kurulduğu süreçte Bizans imparatorluğu çöküş dönemindedir. Diğer gelişmekte olan beyliklerle mücadele etmek yerine çöküşe geçmiş olan bir devlete doğru ilerlemeyi daha mantıklı bulmuşlardır. Hristiyan devletler ile savaşmak adına kuruldu cümlesi ise çelişkilidir. 

Osmanlı imparatorluğu kurulduğu süreçlerde haçlı seferleri yapılmaktadır. Kurulmadan önce ve kurulduktan sonra bu haçlı seferlerinden inançları yüzünden zarar gören Osmanlı dönemin politikası iyi bir şekilde yürüterek islam sentezi ile imparatorluğa doğru ilerlemiştir. İnsanların ırklarından önce inançlarını söylemesi Osmanlı imparatorluğunda çokça görülen bir durumdur. 

Osmanlı da Gayrimüslimler
Osmanlı da Gayrimüslimler
Günümüzde de insanlar ırklarından önce inançlarını dile getirmesi dünyanın her yerinde yaygın bulunmaktadır. Osmanlı imparatorluğu Lewis’in belirttiği gibi gayrimüslüm olan yurttaşlarına ayrı bir tutum dile getirmiştir lakin o dönemlerde Osmanlının bu tutumu diğer imparatorluk ve devletlere göre daha insani bir konumdadır bu da Osmanlıya gelen göçlerden ve içinde yaşamış onlar bir çok dini unsur ile ortaya çıkmaktadır. 

Lewis kitabının ilk bölümünde modern Türkiye’nin kuruluşunu ve Türklük unsurunu Türkiye’nin batıdan aldığını dile getirmektedir. Bunu da Türkoloji çalışmalarını batılı devletlerin yapmasına ve batı ile etkileşime giren Türklere bağlamaktadır. Osmanlı imparatorluğunun Türklük unsurunu yok ettiğini dile getirirken Lewis Türkiye cumhuriyetinin de İslam inancını yok etmeye çalıştığını dile getirmiştir. Lewis’ in kaçırdığı nokta ise şudur. 

Modern Türkiye'nin Doğuşu
Modern Türkiye'nin Doğuşu
Osmanlı imparatorluğu da, Türkiye cumhuriyeti de kurulduğu dönem ve süreçlerdeki en iyi politikalar ile şekil almıştır ve almaktadır. Günümüzde Türkiye’ de birçok inançtan insanlar yaşamaktadır. Lewis’in düşündüğü gibi olsa onların hepsi kendini müslüman olarak görmek ve günümüz Türkiye’sinde yaşadıkları içinde kendilerini Türk olarak görmek zorunda olurlardı. Lewis’in Türkiye’nin kuruluşu, Türkiye’nin modern bir devlet olma süreci, 

Osmanlı imparatorluğunun kuruluşu ve Osmanlı imparatorluğunun Türklük unsurunu yok ettiği görüşleri batılı düşünce tarzını yansıtmaktadır. Görüşleri basmakalıp şekilde olmakla birlikte nehirin dışından yaptığı analizler ile birtakım yanlış sonuçlara varmış ve kendi yıkandığı nehirin etkisiyle düşüncelerini yazıya dökmüştür.