Sosyal Psikoloji ve Örnekleri


    Psikoloğun görevi, insanların hareketlerini, davranışlarını anlamaya çalışmaktır. İnsan davranışlarından örneklerle başlayalım vereceğimiz örnekler size önemli, sıradan ve korkutucu gelebilir. Örnekleri okurken bütün bu olanların nedenlerini nasıl açıklayabileceğinizi düşünmeye çalışın

·         

        Gün doğmadan önce Los Angeles’in zengin yerlerinden birinde mahalle sakinleri sarı bir evden gelen bağırmalar duydular daha sonra acı dolu çığlıklar ve merhamet dilenen bağrışlar duyduklarını söyleyecekti, yine de kimse orada ne olup bittiğini öğrenmeye veya yardım etmeye kalkışmamış ayrıca polisi arıya dâhil olmamış iki ev mesafede oturan kadın sesleri duyduğunda balkona çıkmış ama bir şey yapmamış ve içeri girmiş. Tam 12 saat sonra o sarı eve tanıdık biri gelmiş ve evde 4 kişinin korkunç şekilde öldürüldüğünü görmüş 5 kişi ise ağır şekilde yaralanmış ve 12 saati kanlar içerisinde komşulardan birinin 911 aramasını bekleyerek geçirmiş.




        Peki, yardım çığlıklarını duyan komşular etraftaki insanlar neden hiçbir şey yapmadı? Bir an için durun ve düşünün: Bunlar nasıl insanlardı ve bu insanların arkadaşlarınız olmasını ister miydiniz? Küçük bir çocuğunuz olsa onu bu mahalle sakinlerinden birine emanet eder miydiniz?


·         Üniversitede ülke güvenliği üzerine bir konferanstasınız. Konferanstaki konuşmacı önemli bir konuya değiniyor: Hükümetin, telefon konuşmalarını dinlemeye hakkı var mıdır? Konferans bittikten sonra söz alıp ülkenin terörizme karşı bir savaş verdiğini, başkanın en önemli sorumluluğunun vatandaşlarını saldırılardan korumak olduğunu ve bu nedenle de telefon konuşmalarının dinlenmesi konusunda sınırsız bir yetkiye sahip olması gerektiğini söyleyeceksiniz. Ne de olsa 11 Eylül’de olanlarla karşılaştırıldığında bu oldukça küçük bir bedeldir. Tam ağzınızı açıp konuşacakken arkadaşınız Maria, “Bu duyduklarıma inanmak bile istemiyorum!” diyor. “Doğru dürüst bir neden bile göstermeden özel hayatımıza müdahale ediliyor. Bunun totaliter bir ülkede yaşamaktan farkı yok.” Steve söze giriyor ve “Kesinlikle çok haklısın. Hükümetin yaklaşımı anayasaya aykırı. Mahkeme izni olmadan konuşmalarımızı dinlemelerine izin verilmemeli. Güçler ayrılığı ilkesi bunu gerektirir.” diyor. Emily de söze katılıyor: “Bence de. Ayrıca terörizme karşı yürütülen sözde savaş, aslında gerçek bir savaş bile değil.” Bütün gözler size dönüyor. Ne söylersiniz? Kendi fikrinizi mi savunursunuz yoksa arkadaşlarınızın fikir birliği ettiği yaklaşıma mı uyarsınız? Çoğu üniversite öğrencisinin benzer bir durumda akmaya ters yönde kürek çekmek yerine, çoğunluğun fikrine uyacağım duymak sizi şaşırtır mıydı?




·        

         Bir arkadaşımız var, adına Oscar diyelim. Oscar bir bilgisayar program şirketinde yönetici pozisyonunda çalışan, orta yaşlı bir adam. Orta Batı Amerika’da büyük bir üniversiteye gittiği öğrencilik yıllarında Delta Nu olarak anacağımız bir öğrenci derneğinin üyesiymiş. Bu demeğe üye olmak için acı verici ve korkutucu bir kabul törenine katılmak zorunda kalmış, ancak buna değdiğini düşünüyor. Bu kabul sınaması sırasında çok korksa da demekteki arkadaşlarını çok seviyor ve elbette ki diğer derneklerin hepsinden daha iyi olduğunu düşündüğü Delta Nu’nun üyesi olmaktan gurur duyuyormuş. Birkaç yıl önce oğlu Sam de aynı üniversiteye kaydını yaptıracakken tabii ki Oscar da ondan Delta Nu ’ya üye olmasını istemiş: “Harika bir demektir -en iyi öğrenciler hep bu demeğe üye olurlar. Kesinlikle bayılacaksın.” Sam de gerçekten bu demeğe başvurmuş ve kabul edilmiş. Sam’ın acı dolu kabul sınamasına girmek zorunda olmadığını duymak da Oscar için ayn bir teselli olmuş çünkü artık bu tip kabul törenlerine izin verilmiyormuş. Oscar yılbaşı tatilinde eve gelen oğluna demekte işlerin nasıl gittiğini sorduğunda “Demek fena değil ama arkadaşlarımın çoğu demek üyesi değil.” yanıtını alınca büyük bir şaşkınlık geçirmiş. Oscar demek arkadaşlarına bu denli bağlıyken acaba aynı durum neden Sam için de geçerli değildi? Delta Nu eski standartlından uzakta mıydı? Demek artık eskisi gibi en iyi öğrencileri kendine çekemiyor muydu? Sizce bütün bunlar neden kaynaklanıyordu?


·       

          1970’li yılların ortalarında Kaliforniya’da etkinlik gösteren bir tarikat olan Peoples Temple’m (Halkın Tapmağı) birkaç yüz üyesi, liderleri Rahip Jim Jones’un önderliğinde Guyana’ya göç etmişti. Amaçlan, temelinde “sevgi, çok çalışma ve tinsel aydınlanmaya” dayalı Jonestown adını verdikleri ve diğer insanlara model olacak ırklar-arası bir cemaat oluşturmaktı. 1978 yılının kasım ayında Kaliforniya eyaletinden Kongre Üyesi Leo Ryan, bazı üyelerin kendi istekleri dışında cemaat içinde tutulduğu iddialannı araştırmak üzere Guyana’ya gitti. Komünü ziyaret ettiğinde bazı cemaat üyelerinin onunla birlikte Birleşik Devletlere dönmek istediğini öğrendi. Jones, bu üyelere gitmeleri için izin verecekti ancak Ryan uçağa binmek üzereyken kendisi ve yanındakilerden bazılan Jones’un emriyle tarikat üyelerinden birinin açtığı ateş sonucunda hayatlannı kaybettiler. Kurtulanlar olduğunu duyan Jones umutsuzluğa kapıldı ve cemaatine hoparlör tertibatı üzerinden seslenerek ölmenin güzelliği ve herkesin başka bir yerde yeniden bir araya geleceği üzerine vaazlar vermeye başladı. Cemaat üyeleri bir çadırda, için de gazozlu bir içecek ve siyanür karışımı olan bir fıçının önünde toplandılar. Kurtulanlardan birinin verdiği bilgiye göre, oradakilerin hemen hepsi.bu ölümcül karışımı kendi iradesiyle içmişti. Anne babalar, kendileri de içmeden önce, en azından 80 küçük çocuğa ve yeni doğmuş bebeğe aynı karışımdan içirmişti. Rahip Jones da bu olaydan sonra ölen 940 insandan biriydi. insanlar nasıl olup da kendilerini ve çocuklarını öldürmeye ikna olabiliyor? Bu insanlar çıldırmış mıydı? Hipnoz gibi bir tür etkinin altında mı kalmışlardı? Bu insanların davranışlarını siz nasıl açıklardınız?



·      İşte artık elimizde insanların toplumsal davranışlarıyla ilgili, bize çok ilginç gelen, birkaç soru var. Los Angeles’taki o mahalle sakinleri yalnızca tek bir telefon görüşmesiyle bir trajediyi engelleyebilecekken neden yan evden gelen çığlıklara kulaklarını tıkadılar? Ülke çapında telefon görüşmelerinin dinlenmesini tartışan üniversite öğrencilerinin durumunda olduğu gibi, insanlar neden başkalarının düşüncelerine uyarlar? Neden Oscar, demekteki arkadaşlarını Sam’in sevdiğinden daha çok seviyordu? Ve Jonestown’daki çok sayıda insan nasıl olup da kendi çocuklanın öldürdükten sonra intihar etmeye ikna olmuştu? Diğer yazımda bu örneklerin ortak yanlarını ve bizim ilgimizi çeken yönlerini ele alacağız. Ayrıca, sosyal psikolojik araştırmalara dayanarak bu soruların olası yanıtlarını bulmaya çalışacağız


Ahmet Aydoğan
Araştırmacı-Yazar


0 Yorumlar