2.Hafta dersi ilk olarak öğrenmenin tanımı ile başladı diyebilirim. Önce tüm eğitim hayatımda ifade edilen klasik öğrenme tanımı ifade edildi. Fakat bununla beraber farklı akımların beraberinde farklı tanımların ve yaklaşımların olduğunu öğrendik. Aslında bu terimleri ve tanımları daha önceden de biliyor olsak da bunları tekrar yoluyla yeniden su yüzeyine çıkarttık diyebilirim.
Dersin kitap ile eşdeğer gitmesinin oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. Derse gelmeden önce okuyarak çok iyi anlayabiliyoruz. Ötesinde ise dersten sonra bu blog yazılarını yazıyor olmak öğrendiklerimizin pekişmesi ve tam anlamıyla öğrenmemizin sağlanması için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
Bir teori oluşturmada sistematik ve geri dönüşümlü süreçler
Öğrenme teorisi nedir? Bir öğrenme teorisi oluşturmak için üç temel bileşen ihtiyacımız vardır. Bunlar; sonuçlar, anlamlar ve girdilerdir. Sonuçlar; teori ile açıklanabilecek performanstaki değişikliklerdir. Anlamlar; sonuçların beraberinde gelen süreçlerdir.
Derste epistemolojik yaklaşımlardan ve deneysel yaklaşımlardan bahsedildi. Deneysel yaklaşımlar ile ilgili geriye kalan kısım sonraki hafta Pavlov’dan itibaren devam edecek. Epistemolojik yaklaşımlar ile ilgili derinlemesine tartışmalar ile konu hakkında detaylı bilgiler sunuldu. Sınıf içerisinde de onu hakkında tartışmaların yaşandığını hatırlıyorum.
Epistemolojik yaklaşımlar 3’e ayrılmaktadır. Bunlar; Nesnelcilik (objektivizm), faydacılık (pragmatizm), yorumlamacılık (interpretivism ) Nesnelcilik ile ilgili olarak gerçekliğin dışsal bir kavram olduğunu ve öğrenenin bağımsız olduğu ifade edilmektedir. Faydacılık ile ilgili ise gerçekliğin var olduğu fakat doğrudan bilinemediği ifade edilmektedir. Yorumlamacılıkda ise gerçeklik ve bilgi, bilenler tarafından düşünce ile ortaya çıkarılmaktadır.
< KISA NOT BAŞLANGINÇ
 
Mr. Spock Star Trek Cadılar Bayramı bölümünden alınan bir görsel
[Nesnelcilik]Doğru olduğunu tarafsızca doğrulayabildiğimizde veya onaylayabildiğimizde, bir şey bildiğimizi iddia ederiz (Shank, 1992; Shank, 2002)
Yukarıdaki görsel Star Trek dizisinin efsane karakteri olan Mr. Spock’a aittir. Dizi Birleşik Gezegenler Federasyonunda gerçekleştiği kurgulanan konuları ele almaktadır. Mr. Spock ve Yıldız Gemisi Atılgan evrenin bilinmeyen bölgelerinde araştırmalar yapmakta ve her geçen gün yeni bilgiler öğrenmektedir. Atılgan’ın bilgi kaynağının deneyimler olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Atılgan mürettebatının her bölümde karşılaştıkları zorlu deneyimler ile bilimsel genellenebilir evrensel kanunların oluşması dizinin kurgularından biridir.
 
KISA NOT BİTİŞ >
 
Kısa notumuzun ardından nesnelcilik, faydacılık ve yorumculuk arasındaki farkı irdelemeye devam edebiliriz. Bu üç yaklaşımı birbirinden ayıran en dikkat çekici noktaları bilgi kaynağı olarak kabul edilen anlayıştır. Nesnelcilik anlayışta bilginin kaynağını deneyim oluşturmaktadır. Faydacılık anlayışında ise bilginin kaynağını deneyim ve sağduyu oluşturmaktadır. Yorumculuk anlayışında ise sağduyu temelindedir.
Okuduğumuz kitap bölümündeki en dikkat çekici olan cümle ise şudur; “Faydacılığın pek çok psikologun çalışma felsefesi olduğunu bildirmelerine rağmen, diğerleri eğitimde ve psikolojide nesnelciğin bakın epistemoloji olduğunu savunmaktadır.”
Gelecek blog yazımda Thorndike, Pavlov, Klasik koşullanma ve Geştalt teorisi hakkında sizlere bilgiler aktarıyor olacağım. Sevgiyle kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir