![]() |
| Vygotsky’nin Fotoğrafı |
Bu hafta yapılandırmacılık hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Bu blog içerisinde ise sizlere yapılandırmacılık hakkında bilgi aktarıyor olacağım.
Yapılandırmacılık Nedir?
Simspon’a (2002) göre yapılandırmacılık bir teoriden ziyade bir bilgi kuramı veya öğrenmenin felsefesini açıklamaktır. Yapılandırmacılar bilgiyi bir gerçeklik olarak görmek yerine bir hipotez olarak yorumlamaktadır. Bu bakış açısına göre bilgi dışarıdan şırınga şeklinde iletilmez ancak kişinin kendi içelerinde oluşturulabilir.
Yapılandırmacı teori, bilgi ve becerilerin kazanılmasında etkileşimi önemli bir konuma yerleştirmektedir (Cobb & Bowers 1999). Bu konu hakkında gerçekleştirilen en güzel tanımlamalardan bir ise Geary’in yaptığını söyleyebilirim. Oldukça güzel ve lezzetli bir tanım.
Geary’e (1995) göre temel olarak yapılandırmacılıkta isanların etkin öğrenenler olması ve bilginin asıl oluşturucuları olmaları gerekliliğidir.
Yapılandırmacılık sadece öğrencilerin etkileşimi değil müfredat ve ders anlatımlarını da etkilemiştir. Öğrencilerin bir konu hakkında birden fazla açı ile çalışmaları bu bağlamda önemli bir durum haline gelmektedir. Bazı yapılandırmacı bakış açıları bulunmaktadır. Bunlar; dışsal, içsel ve diyalektiktir. Şimdi bunları açıklayalım.
Dışsal: Bir bilginin edinilebilmesi için dışarıda yeniden yapılandırılmasını ifade etmektedir. Bu bağlamda bilginin dış gerçekliği yansıttığı kadar orada doğru olduğu ifade edilmektedir.
İçsel: Burada ise bilginin dış dünyanın bir aynası olmadığı ifade edilmektedir. Bilginin daha çok bilişsel soyutlarla geliştiği belirtilmektedir.
Diyalektik: Burada ise bilginin dış dünya ile etkileşimden etkilendiğini ifade edebiliriz. Bilginin kişinin çevresiyle gerçekleştirdiği etkileşimden meydana geldiği ifade edilmektedir.
Vygotsky’nin Sosyokültürel Teorisi
Bu teori sosyal çevremizi gelişim ve öğrenmenin kolaylaştıran bir unsuru olarak gören bir teoridir.
Vygotsky Kimdir?
Kendisi 1917 yılında Moskova İmparatorluk Üniversitesinden Hukuk diploması ile mezun olmuştur. Psikolojiden felsefeye kadar birçok farklı ders almıştır. Eğitim hayatında çokça farklı derslere sahiptir. Alman işgali sonucunda kardeşleri ölmüştür. Kendisi de dönemin ciddi hastalıklarında biri olan tüberküloza yakalanmıştır. Kendisi hukuk mezunu olsa bile psikoloji ve edebiyat ile ilgili dersler vermiştir. Kendisi bir eğitim pskilojisi kitabı kaleme almıştır. Ona göre hayvanların çevreleriyle etkileşiminin aksine insanların etraflarını değiştirme kabiliyetine sahip olduğunu ifade etmektedir.
Marksist olduğu ifade edilen Vygotsky’in, Markist sosyal değilim düşücelerini uygulamalarında yansıttığı da ifade edilmektedir (Rohrkemper, 1989). Dönemin Kominis Partisi ülkede psikolojik testlerin ve yayınların kısıtlanmasına gittiği için kendisinin gerçekleştireceği çalışmalarda kısıtlı kalmıştır. Hatta Vygotsky hakkında dikkatimi çeken bi farklı bilgi ise şudur; Kendisinin Kominist lider Stalin ile görüşlerinin terd düştüğü bilgisidir.
Artık sosyokültürel teori hakkındaki açıklamalara devam edebiliriz.
Vygotsky’nin teorisindeki temel noktalar şunlardır; (Meece, 2002)
1. Sosyal etkileşim oldukça önemlidir. Bilgi biden fazla insanın bir araya gelmesiyle oluşur.
2. Öz düzenleme sosyal etkileşimler aracılığıyla gelişir.
3. İnsanların gelişimi dik gibi araçların aktarımı aracılığıla gerçekleşir.
4. Dil en önemli araçtır.
5. Etkileşim bilişsel gelişimi arttırmaktadır.
